Medyada “Lyhanna Davası” olarak adlandırılan elim olayda, bir kız çocuğu hayatını kaybetti. Fransa’nın güneybatısındaki Gers bölgesinde yaşayan 11 yaşındaki Lyhanna, 29 Mayıs 2026’da Fleurance’daki okulundan çıktıktan sonra kayboldu. Günlerce süren aramaların ardından Lyhanna’nın cansız bedeni 4 Haziran 2026’da bulundu.
Yapılan incelemelerde çocuğun cinsel şiddete maruz kaldığı belirlendi. Olayla ilgili olarak Jérôme Barella isimli bir kişi gözaltına alındı. Şüpheli hakkında, 15 yaşından küçük bir çocuğu kaçırma ve alıkoyma suçlarından soruşturma başlatıldı ve tutuklanmasına karar verildi.
Lyhanna Davası kapsamında devlet kurumları neden eleştiriliyor?
Davanın Fransa’da büyük bir krize dönüşmesinin temel nedeni, şüphelinin daha önce de küçük yaştaki kız çocuklarına yönelik cinsel saldırı iddialarıyla gündeme gelmiş olmasıydı.
Basına yansıyan bilgilere göre Jérôme Barella’nın adı 2017 yılından itibaren bazı polis ve jandarma kayıtlarında yer aldı. Barella, bir lisede teknik personel olarak çalıştığı dönemde bir öğrenciye yönelik uygunsuz davranışları nedeniyle 2021 yılında görevinden uzaklaştırıldı. Ancak olayın savcılığa bildirilmediği belirtildi. Fransız Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 40. maddesine göre kamu görevlileri, görevleri sırasında öğrendikleri bir suçu veya suç şüphesini savcılığa bildirmek zorunda.
Ekim 2022’de Barella hakkında, 15 yaşından küçük bir çocuğa tecavüz ettiği iddiasıyla resmî şikayette bulunuldu. Dosya farklı savcılıklar arasında gönderildikten sonra Mayıs 2024’te yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle kapatıldı. 18 Ağustos 2025’te ise başka bir çocuğun annesi, kızının Barella tarafından cinsel saldırıya uğradığını söyleyerek Toulouse’da şikayette bulundu. Fakat daha sonra bu soruşturmanın dikkatli yürütülmediği ortaya çıktı. Şüpheli bu şikayet nedeniyle sorgulanmadı veya gözaltına alınmadı.
Hükümette Yargı Alanında Başarısızlık Eleştirisi
Kabarık adli sicil kaydı bulunan bir zanlının, tekrar benzer bir suçu bu defa daha vahşice işlemesi Fransa’da infial yarattı. Lyhanna’nın ölümünün ardından Fransız hükümetine yönelik tepkiler hızla büyümeye devam ediyor.
Adalet Bakanı Gérald Darmanin, geçmişte yapılan uyarılara rağmen şüpheli hakkında zamanında işlem yapılmamasını ağır bir yargı başarısızlığı olarak değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da kurumlar arasındaki eksikliklerin ortaya çıkarılması ve sorumluların belirlenmesi gerektiğini söyledi. Hükümetin açıklamalarından sonra, çocuklarla ilgili ve hala işlem bekleyen yaklaşık 70 bin dosyanın yeniden incelenmesi talimatı verildi.
Lyhanna Davası, Fransa genelinde protestoları tetikledi
Şüphelinin geçmişte de benzer suçlamalarla gündeme geldiğinin ortaya çıkması üzerine Fransa’nın birçok şehrinde protestolar ve anma gösterileri düzenlendi. Adliye binalarının önünde toplanan yüzlerce kişi, çocukların cinsel şiddete karşı yeterince korunmadığını söyledi ve devlet kurumlarından hesap verilmesini istedi. Göstericiler, çocukların ifadelerinin daha fazla dikkate alınmasını ve cinsel saldırı şikayetlerinin öncelikli olarak incelenmesini talep etti.Ayrıca şüpheliler hakkındaki bilgilerin kurumlar arasında daha hızlı paylaşılması ve benzer olayları önleyecek kapsamlı düzenlemeler yapılması istendi.
Lyhanna’nın adı, zamanla yalnızca bir cinayet davasının değil, çocuklara yönelik cinsel şiddet karşısında devlet kurumlarının yetersiz kalmasının sembolü haline geldi. Gösterilerde “Daha kaç Lyhanna?”, “Çocukları koruyun” ve “Adalet nerede?” sloganları öne çıktı.
Avukatlar ve yargı çalışanları da eylem yaptı
Lyhanna davasına yönelik tepkiler, Fransız yargı sisteminde devam eden daha geniş bir protesto hareketiyle birleşti.
Avukatlar, hakimler, savcılar ve adliye çalışanları, 29 Haziran 2026’da Fransa genelinde düzenlenen “Justice morte”, yani “Ölü Adalet” eylemlerine katıldı.
Paris’te tarihî Adalet Sarayı ve Paris Adliyesi önünde iki ayrı gösteri yapıldı. Fransa’nın farklı şehirlerinde de benzer eylemler düzenlendi. Bazı avukatlar iş bırakma eylemine katıldı ve ceza duruşmalarının ertelenmesini istedi.

“Ölü Adalet” eylemi başlangıçta Lyhanna davası için planlanmamıştı. Protesto kararı, Adalet Bakanı Gérald Darmanin’in hazırladığı SURE isimli ceza adaleti reformuna karşı alınmıştı. Fakat Lyhanna davasındaki gelişmelerden sonra hakim ve savcı örgütleri de protestolara katıldı. Böylece Lyhanna davası, eylemlerin en önemli konularından biri haline geldi.
Çocukları korumak için reform çağrısı
Çocuk hakları ve mağdur destek örgütleri, geçici önlemlerin yeterli olmadığını belirtiyor. Örgütler, çocuklara yönelik cinsel şiddetle mücadele için kapsamlı bir ulusal politika hazırlanmasını istiyor. Başlıca talepler arasında ise şunlar yer alıyor:
- Çocuklara yönelik cinsel şiddet şikayetlerinin öncelikli olarak incelenmesi
- Savcılık ve kolluk birimlerinde uzman ekipler kurulması
- Çocukların ifadelerinin özel eğitimli uzmanlar tarafından alınması
- Okullar, savcılıklar, sosyal hizmetler ve kolluk kuvvetleri arasındaki bilgi paylaşımının güçlendirilmesi
- Hakkında birden fazla şikayet bulunan kişilere ait dosyaların birleştirilmesi
- Mağdur çocuklara ve ailelerine ücretsiz psikolojik ve hukuki destek verilmesi
- Adalet sistemine daha fazla personel ve bütçe ayrılması
- Bazı bölgelerde, çocuklara ve aile içi şiddet mağdurlarına karşı işlenen suçlarla ilgilenecek özel bir ulusal savcılık birimi kurulması.
Ancak bazı hukukçular, böyle bir yapının yerel savcılıkların bilgi ve deneyimini zayıflatabileceğini düşünüyor. Dolayısıyla talepler ve muhtemel tedbirler arasında henüz bir uzlaşma sağlanamadı.
Soruşturma devam ediyor
Jérôme Barella hakkındaki kaçırma, alıkoyma, cinsel saldırı ve öldürme iddialarına ilişkin soruşturma ise sürüyor. Yetkililer, şüpheli hakkında geçmişte yapılan diğer şikayetleri ve başka mağdurların bulunup bulunmadığını da araştırıyor. Toulouse ve Auch savcılıklarının, jandarma birimlerinin ve eğitim kurumlarının dosyaları nasıl ele aldığı da inceleniyor. Hazırlanacak raporla birlikte hem kişisel hataların hem de devlet kurumlarındaki eksikliklerin daha açık biçimde ortaya konulması bekleniyor.
Lyhanna davası artık Fransa’da yalnızca ağır bir çocuk cinayeti soruşturması olarak görülmüyor. Dava, devlet kurumlarının daha önce yapılan uyarıları neden zamanında değerlendirmediği ve çocukların nasıl daha iyi korunabileceği konusunda ülke çapında büyük bir tartışmaya dönüştü.
Fransa bir yandan Lyhanna için adalet ararken, diğer yandan benzer olayların yeniden yaşanmaması için adalet ve çocuk koruma sisteminde hangi değişikliklerin yapılması gerektiğini tartışıyor.
Hatırlanacağı üzere bundan aylar önce verilen cezada, Lola’nın katili indirimsiz müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.
Görsel kaynakları (copyright) : kapak – AFP ; yazı içeriği – BFM ; barreau de Paris.

