Gündem Kültür Sanat

Fransız Filozof Alain Badiou’dan Türkiye’ye Destek Mesajı

Yazar Selin Bal

Fransız filozof Alain Badiou, Türkiye’de yaşanan depremin ardından e-posta yoluyla destek ve taziyede bulundu.

Çağımızın en değerli filozoflarından Alain Badiou, ülkemizdeki felaketle ilgili gönderdiği samimi mesajla içimizi ısıttı. Fransız filozof, Kocaeli Üniversitesi Felsefe Bölümünde Araştırma Görevlisi olan Adnan Akan’a göndermiş olduğu e-postada Türk halkına desteğini ve sevgisini belirtti.

İşte o e-posta:

Cher Adnan Akan,

Je vous écris comme si j’écrivais à toute cette part de la population turque littéralement écrasée, annulée, par une catastrophe naturelle sans précédent.

Nous pouvons à peine imaginer, nous, loin du désastre, ce que signifient des choses comme “quarante mille morts”, “des jours enterrés sous les débris”, “la mort de ma famille”, “la disparition totale de ma maison”, “mes enfants disparus”…

Tout ce qui, dans une langue trop timide pour arriver à dire la violence meurtrière, cherche presque désespérément à la transmettre, à en donner une idée, afin que l’humanité toute entière soit au moins à vos côtés dans le désastre qui vous accable, et se fasse une idée, toujours trop faible, de l’écrasement mortifère qui vous entoure.

Pour le philosophe que je suis, et l’ami de la Turquie que je suis aussi (j’y ai plusieurs fois parlé, avec une audience très attentive et intellectuellement très vive), il faut arriver à loger dans mon esprit au moins des signes forts du malheur féroce que vous avez dû supporter. Il faut que j’essaie d’imaginer l’inimaginable, de faire en moi, dans mes pensées, une sorte de vide qui puisse accueillir vos terribles récits, vos douleurs infinies, vos pertes et vos deuils.

Appartenir à l’espèce humaine, c’est aussi avoir une idée juste de ce qui l’accable, dans tous les domaines : de l’inégalité sociale au drames guerriers, mais aussi des maladies féroces aux désastres naturels. C’est savoir, aussi, que si même presque insupportables, ces idées nourrissent la construction d’une communauté humaine réellement située au dela des égoïsmes et des différences injustes, qu’elles soient raciales, ou nationales, ou de classe, ou même de position par rapport à des catastrophes naturelles.

Le deuil des Turcs est aussi, en ce sens, le nôtre. Nous avons perdu, là, une part de l’humanité, frappée sans avoir rien fait de mal, d’injuste, de faux, alors même que partout dans le monde existent des victimes de ces petits groupes égoîstes, qui, eux, règnent au sommet des Etats par les moyens de la violence, de l’injustice, et du mensonge.

Tournons vers le peuple turc, aujourd’hui, notre ressource de solidarité internationale, selon la vérité, la pitié et la justice, à la mesure de ce que fut cette catastrophe aveugle.
Fransız filozof Alain Badiou
Türkçe çevirisi:

Sevgili Adnan Akan,

Size ve sizin aracılığınızla Türk halkının benzeri görülmemiş bir doğal felaket karşısında kelimenin tam anlamıyla ezilmiş, yok edilmiş kesimine seslenmek istiyorum.


“Kırk bin ölü”, “Enkaz altında geçen günler”, “Ailem öldü”, “Evim tamamen yıkıldı”, “Çocuklarım kayboldu.” gibi cümlelerin ne anlama geldiğini, bu felaketten uzak olan bizlerin hayal bile edebilmesi mümkün değil elbette.


Yapabileceğimiz tek şey, asla tam anlamıyla ifade etmeye yetmeyecek bir dille hatta neredeyse umutsuzca bu öldürücü eziyeti başkalarına aktarmak, onu duyurmak olabilir. Böylece, bütün insanlık sizi saran bu afet karşısında hiç değilse sizin yanınızda durabilsin ve sizi kuşatan bu ölümcül yıkım hakkında, hep biraz eksik kalacak olsa da bir fikir edinebilsin.


Bir filozof ve aynı zamanda Türkiye dostu biri olarak (Türkiye’de pek çok kez konuşma yaptım ve karşımda her zaman çok dikkatli ve entelektüel açıdan çok canlı bir dinleyici kitlesi buldum.) katlanmak zorunda olduğunuz bu acımasız yıkımın güçlü simgelerini en azından zihnime kazımam gerekir. Hayal edilemeyeni hayal etmeye, kendimde, kendi düşüncelerimde, sizin korkunç hikayelerinizi, sonsuz acılarınızı, kayıplarınızı ve yasınızı kucaklayacak bir tür boşluk yaratmaya çabalamalıyım.


İnsan türüne ait olmak demek; sosyal eşitsizlikten savaşların doğurduğu acılara, amansız hastalıklardan doğal afetlere, bu türü derinden etkileyen şeyler hakkında doğru bir fikre sahip olmak demektir aynı zamanda. Bundan başka, neredeyse katlanılamaz bile olsa bu fikirlerin -bunlar ister radikal, ulusal, sınıfsal ya da ister doğal afetlerle ilgili olsun- egoizmin ve adil olmayan farklılıkların ötesinde gerçekten yer alan bir insan topluluğunun inşasını beslediğini bilmek, anlamına gelir insan türüne ait olmak.


Bu anlamda, Türklerin yası bizim yasımızdır. Biz orada insanlığımızın, hiçbir kötülük yapmadığı halde bir haksızlıkla, kötülükle sarsılmış kederli bir parçasını kaybettik, sanki devletlerin tepesinde oturup, şiddetle, haksızlıkla, yalanla yöneten küçük egoist grupların dünyanın dört bir yanındaki kurbanları yetmezmiş gibi!


Gelin bugün yüzümüzü Türk halkına dönelim, bu beklenmedik felaket ne kadar büyükse biz de o kadar büyük bir hakikat, adalet ve merhametle uluslararası dayanışma kaynağımızı buraya yöneltelim!”

Paylaştığı için Adnan Akan’a teşekkür ederiz.

Strasbourg Üniversitesinin deprem felaketi sonrası paylaştığı destek mesajına buradan ulaşabilirsiniz.

Yazar Hakkında

Selin Bal

Yorum yap

Paylaş
Bağlantıyı kopyala